İstifa Eden İşçi İlave Tediye Ödenir mi?


İstifa Eden İşçi İlave Tediye Ödenir mi?


İSTİFA EDEN İŞÇİ İLAVE TEDİYE ALABİLİR Mİ?

Esas No : 1985/2 Karar No 4492/1 KONU G772 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bu Kanun kapsamına giren işçilere yapılan ilâve tediyelerin, ödemelerin ilişkin bulunduğu yıla ait hizmet süreleri toplamı bir yıldan az olan geçici ve sürekli işçiler için ne şekilde hesaplanacağı hususuna ilişkin tereddüt.
KONU ÎLE İLGİLİ MEVZUAT :
6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlâve Tediye
Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2'nci Maddesinin Kaldırılması
Hakkında Kanunun;
1'inci maddesi
Umumî, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mutedavil sermayeli müesseseler,sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyelerve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmiyen yerlerde çalışmakta olan İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilâve tediye yapılır.
2'nci maddesi :
Birinci maddede sözü geçen işçilerden maden işletmelerinin münhasıran yeraltı işlerinde çalışanlarına bu işlerde çalıştıkları müddetle mütenasip olarak her yıl için ayrıca birer aylık istihkakları tutarında bir ilâve tediye daha yapılır.
3'üncü maddesi:
Birinci ve ikinci maddelerde yazılı olan işçilere mezkûr maddeler gereğince yapılan tediyelerden ayrı olarak her yıl için bir aylık istihkakları tutarını geçmemek üzere İcra Vekilleri Heyeti kararıyla aynı nispette bir ilâve tediye daha yapılabilir.
4'üncü maddesi:
Bu kanuna göre yapılacak tediyelerin zamanı İcra Vekilleri Heyetince tespit
olunur.
Aylık istihkakların hesabında fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, aynî yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam tediyeler nazarı itibara alınmaz. Bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalılarının icabettirdiği
primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.
Mezkûr ilâve tediyeler, tediye tarihinde işçinin işinden ayrılmış olup olmadığına bakılmaksızın işçinin ilâve tediyenin taallûk ettiği yıl içinde o yerde veya aynı idare, teşekkül ve müesseseye ait muhtelif yerlerde geçmiş olan hizmetlerinin
yekûnu nisbetinde ve son çalıştığı yerde ödenir. İşçinin bu tediyelere esas olacak çalışma süresinin hesaplanmasında iş veya hizmet akdinin devamı müddetine rastlayan kanunî ve idari izinlerle hastalık izinleri, hafta tatili ve genel tatil günleri çalışılmış gibi sayılır.
1475 sayılı İş Kanununun,
1'inci maddesi:
Bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiye İşçi, işçi çalıştıran tüzel veya gerçek kişiye işveren, işin yapıldığı yere işyeri denir.
işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunan yerlerle, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslekî eğitim yerleri ve avlu gibi sair eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır İşyerinde işveren adına hareket ve işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir, İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele
ve yüklemlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur.Bu kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar
işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve vecibeleri ortadan kaldırmaz.
Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet akdinden doğan yüklemlerinden asıl işveren de birlikte sorumludur.
İNCELEME:
Bu hususa ilişkin 5/1/1961 tarih ve 2617/1 sayılı Genel Kurul Kararının uygulanmasında ortaya çıkan tereddüdün Maliye ve Gümrük Bakanlığınca Sayıştay'a intikal ettirilmesi münasebetiyle, sorunun müzakerenin iadesi yoluyla tekrar görüşülmesine çoğunlukla karar verildikten sonra, konu ile ilgili mevzuat ve Daire kararı incelenerek gereği görüşüldü:

6772 sayılı Kanunun 1'inci maddesinde, bu maddede sayılan kurum ve kuruluşlarda çalışan ve İş Kanununun birinci maddesi kapsamına giren işçilere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilâve tediye yapılması öngörülmüş; 2'nci maddesinde, birinci maddede sözü geçen işçilerden maden işletmelerinin münhasıran yeraltı iş yerinde çalışanlarına bu işlerde çalıştıkları müddetle mütenasip olarak her yıl için ayrıca birer aylık istihkakları tutarında bir ilâve tediye daha yapılması kabul edilmiş; 3'üncü maddesinde de, birinci
ve ikinci maddelerde yazılı olan işçilere mezkûr maddeler gereğince yapılan tediyelerden ayrı olarak her yıl için bir aylık istihkakları tutarını geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla aynı nispette bir ilâve tediye daha yapılabileceği belirtilmiş; bu Kanuna göre yapılacak tediyelerin zamanını tayin yetkisi ise, aynı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakanlar Kuruluna verilmiş bulunmaktadır.

6772 sayılı Kanunun l'inci ve 3 üncü maddelerinde yer alan bu hükümlerle,İş Kanununun 1'inci maddesindeki tanıma göre işçi vasfını haiz olup, sürekli ve süreksiz hizmet akdiyle çalışan kişilere bir yıllık hizmetleri karşılığında iki aylık istihkakları, maden işletmelerinin münhasıran yeraltı işlerinde çalışan işçilere ise üç aylık istihkakları tutarında ilâve tediye yapılması ilkesi benimsenmiştir.
Öte yandan, aynı Kanunun 4'uncü maddesinin ikinci fıkrasında, ilâve tediyeye esas olan aylık istihkakların hesabında, fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, aynî yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete zam ödemelerin nazarı itibara alınmayacağı belirtilmek suretiyle, ilâve tediyenin işçinin esas ücretinin aylık toplamına göre yapılacağı ve esas ücretin hesabında yukarıda nitelikleri belirtilen ödemelerin gözönünde bulundurulmayacağı açıklanmıştır.
Bu fıkrada sözü edilen esas ücretin aylık tutarının, yani «aylık istihkakın»,işçinin 26 günlük yevmiyesine tekabül ettiği hususu ise, Yargıtay ve Sayıştay'ın istikrar kazanmış muhtelif kararlarında belirtilmiştir. Bu duruma göre, maden işletmelerinin münhasıran yeraltı işlerinde çalışan işçiler için Kanunun 2'nci maddesiyle getirilen istisnai hüküm bir yana bırakılacak olursa, işçiye bir yıllık hizmeti karşılığında 52 günlük yevmiyesinin ilâve tediye adı altında ödenmesi gerekecektir.

Diğer taraftan, sözü edilen maddenin üçüncü paragrafında, anılan ilâve tediyelerin, ödeme tarihinde işçinin işinden ayrılmış olup olmadığına bakılmaksızın,işçinin, ilâve tediyenin ilişkin bulunduğu yıl içinde o yerde veya aynı idare, kurum ve kuruluşa ait değişik yerlerde geçmiş olan hizmetlerinin yekûnu nispetinde ve son çalıştığı yerde ödeneceği; işçinin bu ödemelere esas olacak çalışma süresinin hesaplanmasında iş veya hizmet akdinin devamı müddetine rastlayan kanuni ve idari izinlerle, hastalık izinleri, hafta tatili ve genel tatil günlerinin çalışılmış gibi
gözönünde bulundurulacağı açıklanarak, ilâve tediyenin işçinin o yerde veya aynı idare, kurum ve kuruluşlara ait değişik yerlerde geçmiş olan hizmetlerinin toplamı nispetinde ödeneceği, hizmet süresine göre yapılan hesaplama sonucu alacağı bulunan işçiye, işten ayrılmış olsa dahi bu ödemenin yapılacağı kabul edilmiş bulunmaktadır.

Esasen, anılan Kanunun 1/1/1956 tarihinde T. B. M. M. Başkanlığına sunulan gerekçesinde «Temettü tahakkukunda, çalışılan gün sayısı esas unsur olmak ve bununla mütenasiben hak tanımak... denilmiş olması da, Kanun Koyucunun, çalışılan gün sayısıyla mütenasip miktarda ilâve tediye yapılması arzusunda olduğunu göstermekledir. Bu durumda, 6772 sayılı Kanun kapsamına giren işçilere, ilâve tediyelerin
ilişkin bulunduğu yıla ait hizmet süreleriyle mütenasip şekilde ve en çok 52 günlük ücretleri miktarında hesaplanacak ilâve tediyelerinin Bakanlar Kurulunca saptanan tarihlerde ödenmesi gerekmektedir.
Kanunun kabul ettiği bu ilkeler uyarınca, işçinin, ödemelerin İlişkin bulunduğu yıla ait hizmet süreleri toplamının behemahal dikkate alınması ve ilâve tediyelerin hizmet süreleri ile orantılı şekilde hesaplanıp ödenmesi zorunluluğu bulunduğundan, ilâve tediye taksitlerinden bir ya da birkaçının ödenmesinden sonra işe girmenin veya taksitlerden bir bölümünün ödenmesinden önce işten ayrılmanın,
ilâve tediyeye hak kazanma açısından işçiyi olumsuz yönde etkilememesi gerekir. Hal böyle olunca, ilâve tediyelerin ilişkin bulunduğu yıl içinde herhangi bir tarihte işe giren işçinin yıl sonuna kadar çalışacağı varsayımı ile bulunacak hizmet süresinin esas alınması ve bir tam yıl (365 gün) çalışan işçiye 52 günlük ücreti tutarında ödemede bulunulacağından, yukarıda belirtilen biçimde hizmet süresi saptanan işçiye kaç günlük ücreti tutarında ilâve tediye yapılacağının orantı yoluyla hesaplanıp ödenmesi icabetmektedir. Eğer, bu işçi yılın bitiminden önce işten ayrılacak olursa, İşe giriş tarihi ile ayrılış tarihi arasındaki hizmet süresine göre yeniden bir değerlendirme yapılması ve yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak hesaplama sonunda ileride ödenecek ilâve tediye taksitlerinden bir alacağı ortaya çıkarsa bu alacağının verilmesi, işten ayrıldığı tarihe nazaran fazla ödeme yapıldıysa, bu miktarın geri alınmaması gerekmektedir.

Kanun hükümlerine göre ulaşılan bu sonuç karşısında, ilâve tediyelerin ilişkin bulunduğu yılın başlangıcında iş başında olup, sonraki bir tarihte işten ayrılan işçilere yapılacak ödemelerin de, o yıl içindeki hizmet süreleriyle orantılı biçimdeve yukarıda belirtilen esaslar dairesinde hesaplanması doğal bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 6772 sayılı Kanun kapsamına giren ve ödemelerin ilişkin bulunduğu yıla ait hizmet süreleri toplamı bir yıldan az olan geçici ve sürekli işçilere yapılacak ilâve tediyelerin, o yıl içindeki hizmet süreleriyle orantılı şekilde hesaplanması gerekmektedir.
SONUÇ :
6772 sayılı Kanunun 1'incı maddesi kapsamına giren ve ödemelerin ilişkin

bulunduğu yıla ait hizmet süreleri toplamı bir yıldan az olan geçici ve sürekli işçilere yapılacak ilâve tediyelerin, o yıl içindeki hizmet süreleriyle orantılı şekilde
hesaplanması gerekeceğine ve 5/1/1961 tarih ve 2617/1 sayılı Genel Kurul Kararının bu konuyla ilgili bölümlerinin kaldırılmasına 4/4/1985 tarihinde çoğunlukla karar verildi.

AZINLIK DÜŞÜNCESİ:


6772 sayılı Kanunun 1'inci maddesinde «... İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilâve tediye yapılır.» denilmek suretiyle, bu ödemelerin, Kanun kapsamına alınan işyerlerinde «çalışmakta olan» ve İş Kanununun birinci maddesindeki tarife göre «işçi vasfını taşıyan» kimselere yapılacağı belirtilmiş, 1475 sayılı İş Kanununun 1'inci maddesinde de, bir hizmet akdine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kişiler, işçi olarak vasıflandırılmışlardır.
Bu hükümler karşısında, ilâve tediyeler işçilere yapılacağına, işçilik vasfı da hizmet akdiyle birlikte kazanılacağına göre, ilâve tediye taksitlerinden bir ya da birkaçının ödenmesi sırasında görevde bulunmayıp da sonraki bir tarihte hizmete başlayan işçilerin, henüz işçi vasfını kazanmadıkları geçmiş dönemlere ait ilâve tediyelerden yararlandırılmaları mümkün görülememektedir. Diğer taraftan, 6772 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinde, bu Kanuna göre yapılacak tediyelerin zamanının Bakanlar Kurulunca saptanacağı belirtilerek, ilâve tediyelerin yapılması, Bakanlar Kurulunca ödeme zamanının tespiti konusunda karar alınması şartına bağlanmıştır. Kanunun öngördüğü bu şekil şartı yerine getirilmeden, bir başka ifadeyle ödeme zamanı tespit edilmeden ilâve tediye yapılması söz konusu olamayacağından, Bakanlar Kurulunun tespit ettiği ödeme tarihlerinde işbaşında bulunmayan kişilere ilâve tediye yapılmasına bu açıdan da olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ilâve tediyelerin ilişkin bulunduğu yılın başlangıcından sonraki bir tarihte hizmete başlayan işçilerin, sadece hizmet akdinin bağıtlandığı tarihten sonraki ilâve tediye taksitlerinden yararlandırılması gerekmekte ve
bu sebeple önceki kararın değiştirilmesine mahal bulunmamaktadır.

Tarih: 21/04/2020 - 23:08